Hakkımızda

Sürekli genç kalmak, genç olmak..…İnsanoğlunun başlangıçtan bugüne kadarki serüveninde, hep peşinden koştuğu, uğruna efsaneler anlatılan hayali…Rivayet o ki, yolu Çukurova’ya düşen Lokman Hekim, gençliğin ve ölümsüzlüğün iksirini bulur, Ceyhan nehri üzerinde, ulu bir rüzgar, iksirin yazıldığı defteri uçuruverir. Lokman Hekim’den sonra da arayışlar devam eder…

EFSANELERDEKİ “GENÇLİK” ARAYIŞI

Her çağda “gençlik iksirinin bulunduğuna dair rivayetler”, “gençlik iksirinin peşinde kaybolan hayatlar” toplum belleğine kaydedilir ve kuşaktan kuşağa aktarılır. Bunlardan biri de İspanyol kaşif kaşif Juan Ponce  De Leon’dur. Anlatılan o ki, gemisiyle Puerto Rico’ya giden Kaşif Ponce  De Leon, adanın yerli sakinlerinden, Bimini adasındaki sihirli su hakkında hikayeler dinler. Suyu içenler uzun yaşar, hep genç kalırlar. Suyun hayaliyle okyanusa açılan Ponce De Leon, önce Florida’yı keşfeder. Buranın tropikal ve insana hayat veren iklimi, Ponce De Leon’a hayaline çok yaklaştırdığı inancını verir. Hızla İspanya’ya döner ve dönemin İspanya Kralı Charles’a adalılardan dinlediği efsaneyi anlatır. Tekrar yola çıktığında beraberinde yeni gemiler ve denizciler vardır. Ancak Ponce De Leon hayali olan gençlik suyunu bulamadan bir çatışmada yaralanır ve ölür.

“NEŞELİ OL HAYATINI YAŞA”

O günlerden bugünlere halen “gençlik sırrı” hikayeleri devam ediyor. İnsanların yaşlanmayı ertelemek, yıllara meydan okumak için arayışları 21. Yüzyılla beraber hızlansa da, geçtiğimiz günlerde Antakya’dan tüm dünyaya servis edilen kısa bir haber, aslında gençliğin sırlarından birinin yüzyıllar önce bulunduğu da ortaya koydu. Anadolu’nun bereketli illerinden Antakya’da yürütülen kazı çalışmalarında üzerinde Grekçe “Neşeli ol hayatını yaşa” yazılı mozaik bulundu. Milattan önce 3. Yüzyıla ait olan mozaik, sıkça unutulan bir “gençlik ve iyi yaşam iksirini” bizlere tekrar anımsattı.  Sadece bu da değil, binlerce yıllık eski Mısır uygarlığında da, bu uğraşların sürdüğü biliniyor. Kazılardan çıkan kitabelerde, yazıtlarda, tabletlerde genç bir yaşam için zeytin yapraklarından, baharatlardan bahsediliyor.

BÜTÜN DÜNYA PEŞİNDE AMA

Arayışlar tamamen sonuçsuz da kalmadı. Binlerce bilim adamının çalışması, tıptaki gelişmeler, hayat standartlarındaki yükseliş gibi birçok faktörün sonucunda insanoğlu için artık ortalama yaşam süreleri 70’li yılları geçmeye başladı. Hatta 100’lü yıllara ulaşmanın matematiği üzerinde duruluyor. Sağlıklı yaşam için A’dan Z’ye her gün yüzlerce makale yazılıyor, milyarlarca dolarlık harcamalar yapılıyor, farklı farklı çalışmaların sonuçları “İşte beklenen formül bulundu” başlıklarıyla paylaşılıyor…Bir dakika sizin de kafanız çok karışmadı mı…

BAZEN EN BASİT EN ETKİLİDİR…

Bu bilgi ve pazarlama bombardımanı, artık hiçbir şeye yeterince çok vakti olmayan sizleri de yormuyor mu…İşte Mutlu Çilek tam da böyle bir arayıştan doğdu. Daha iyi yaşayıp, daha sağlıklı olmak, daha konforlu bir hayat sürmek istemek hepimizin en doğal hakkı ve isteği. Ancak bu her gün değişen bilgilerle, açıklamalarla, sağlıklı yaşamak ve yaş almak giderek daha yorucu ve zor olmaya başladı. Biz de, “O kadar da karışık değil, aslında  basit formüllerle sağlıklı yaşamak mümkün” demek istedik.

MUTFAĞIMIZDAKİ İKSİRLER

Bunun için pahalı vitaminler, mineral takviyeleri, kremleri, losyonları, hepsini önce sakince bir yere bırakın. Unutmayın ki, hem vücut, hem de cilt sağlığının ilk yolu “doğru gıdalarla beslenmek.”  Bunun için öyle besinler var ki, onları sık sık tüketmek, hastalıklara, yaşlanmaya ve yorgunluğa karşı gün boyu  koruma kalkanı oluşturuyor. Bu ismi gibi sevimli sitede biz de, vücudunuza iyi gelen yiyecekleri tanıtıyoruz. Sizler için bir anlamda “koruma kalkanı” olacak bu besinlere yakından bakıyoruz. Aslında biz onlara mutfaktaki “küçük mucizeler” diyoruz.  Kuruyemişler, tahıllar, meyveler, sebzeler, süt ürünleri, hayvansal gıdalar… Ne şanslıyız ki, tüm bunlara ulaşabildiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz ve hepimizin mutfağında bu küçük mucizelerden fazlasıyla bulunuyor. Hazırsanız, “mutfağımızdaki mucizelerden oluşan” sevimli yolculuğumuza başlıyoruz. Aralarda nefes almak, küçük de olsa yeni birşeyler öğrenmek veya bildiklerinizi bizimle paylaşmak için, bekleriz, biz buralardayız…